BİRİNCİ MURADIN TAHTA ÇIKMASI

0
78

Orhanbey’in uzun süren sultanlık yıllarında küçük şehzade olmak dolayı-siyle, doğu geleneğine uygun şekilde, ağabeyine karşı itaat ve tam bağlılık içinde yetiştirilmiş olan Murad, babasının ve Süleyman Paşa’nın ölümü üzerine, birden kendini iktidara ve şanlı bir istikbale çevrilmiş buldu. Tahta geçince de, Orhan’ın Avrupa’da izlemekte olduğu fetih siyasetini devam ettirmek istedi. Fakat o sırada Anadolu’daki olaylar önce dikkatini bu tarafa çekti. Bu sebepten, bir müddet için, tasavvurunu geciktirmek zorunda kaldı.

Bilindiği gibi Selçuklu ailesinin çöküşünden sonra Selçuklu devletinin mirasçıları durumunda bulunan on beylik arasında kendisini en kuvvetli hisseden Karaman hükümdarı olmuştur. Osmanlılarm her an artmakta olan güçlerinin kendileri için tehlike olduğunu sezince, Osmanlılarla savaşa karar verdi.

Padişahın askeri tam Avrupa’ya hareket edeceği bir sırada, fırsattan istifade ederek, Asya’da savunmasız kalan Osmanlı ülkesine hücum etti. Saldırışının sonucunu sağlayabilmek için, Karaman beyi, Galatya’daki büyük emlâk sahiplerini (Ahileri) isyana şevklendirdi; bunlar Ankara hükümetini elde etmişlerdi. Murad bey, Anadolu’ya yıldırım hızıyla yetişerek Ahileri bozdu. Ankara (Engüri) anahtarlarını ellerinden aldı. İskender’in Küçük Asya’daki fetihlerinin kuzey noktası olan, Hilâfetin ve Bizans İmparatorluğu’nun yükseliş çağlarında Kostantaniyye (İstanbul) ve İslâm hükümdarları arasında sürekli çekişmeye konu olan Ankara hemen her çağda tiftiği, meyvalan, örtüleri, kaplıca suları, pehlivan yetiştirmesi ve ibadethaneleri ile şöhret kazanmıştır.

Murad, Ankara’yı alıp Karaman beyi tarafından yapılan kışkırtmaların sebep olduğu karışıklıkları da bastırdıktan sonra yönünü Avrupa’ya çevirdi. Sefere çıkmadan önce, zamanın en büyük memuriyeti sayılan Bursa Kadılığını, Ordu Kadılığı ile birleştirdi. Bu göreve seçilen zata kazasker (kadı-asker) denildi ve asker olan ve olmayan idareciler üzerinde üstün bir kontrol hakkına sahip idi. Padişah bu hizmete Çandarlı Kara Halil’i getirmiştir. Çandarlı, bundan dokuz yıl sonra, sadrazam olmuştur. Yine bu sıralarda Süleyman Paşa’nm Çimp kalesine karşı giriştiği harekette yakın silâh arkadaşı Lala Şahin, Beylerbeyi unvanı ile Osmanlı ordularına başkomutan seçilmiştir. Ondan önce vezirlik görevini de içine alan bu hizmet padişahın yakın akrabalarına verilirdi. Orhan’ın kardeşi Alâeddin ve ondan sonra da Süleyman bu iki görevi birden yapmışlardı. Murad, bu sistemde sultanlığın geleceği için de bir tehlike sezdiğinden, bu tarihten sonra oğullarını danışma kurullarına kabul etmemek ve askerin başkomutanlığını yabancılara bırakmak suretiyle, eski usulü değiştirmiş oldu. Hükümete yeni bir güven veren bu sistem Birinci Murad’tan sonra gelenler tarafından da değiştirilmemiş ve ona uyulmuştur.

CEVAP VER