Galileo Galilei Kimdir ?

Modern bilimin başlamasında ve son üç yüzyıllık sürekli ve alılımlı gelişmesinde pek çok bilim adamının katkısı vardır. Fakat bunlar içinde Galileo’nun katkısı özel bir yer tutar. Galileo yalnız astronomiye yeni bir güç ve olanak getirmekle kalmadı, Aristoteles fiziğinden modern fizik bilimine geçişi sağlamakla Newton’da tamamlanan on yedinci yüzyıl bilimsel devrimini başlattı. O, aynı zamanda Bacon ve Descartes’ın temsil ettikleri indüktif ve dedüktif görüşleri birleştirerek modern anlamda hipotetik-dedüktif yöntemin oluşumunu gerçekleştirdi.

Bacon ve Descartes’da olduğu gibi, Galileo’da da yöntem ilgisi “kesin ve evrensel sonuçlara ulaşma” endişesinden doğmuştur. Skolastik düşünceye karşı çıkma ve bilime daha sağlam bir temel bulma üçünün paylaştıkları bir özelliktir. Bacon kesinliği duyusal verilerde, Descar-tes aklın ışığında aramıştı; Galileo’nun deney ve matematiksel düşünmeyi birleştirerek yöntem anlayışında modern senteze ulaştığını görüyoruz.

Galileo Galilei (1514-1642) Pisa’da doğdu. Soylu ama yoksul olan babasının tek uğraşı müzik ve matematikti. Vallombrasa manastırında öğrenim yapan Galileo’nun skolastik veya Aristotelesçi gelenek içinde yetiştiği söylenebilir. Aldığı dersler arasında Yunanca, Latince ve mantık önemli yer tutuyordu. Bilimle ilgili derslerden ise hoşlanmadığı anlaşılıyor. Öğretmenlerinin onu tarikata girmeye teşvik etmesi üzerine babası bunu önlemek için Galileo’yu Pi-sa Üniversitesi’nde tıp öğrenimine başlatır.

Bir rastlantı olarak geometri üzerine dinlediği bir konferans, matematiğin tıptan çok daha ilginç olduğuna onu inandırmaya yetti. Tıp derslerini bir yana itip, matematik derslerini kapı aralıklarından izlemeye başladı. Bunu gören yetkililer, tıptan matematiğe geçmesine izin verirler. Ne var ki, Galileo parasızlık nedeniyle bir süre sonra öğrenimini bırakmak zorunda kalır. Yaşamını Floransa’da ders vererek kazanmaya başlayan Galileo çok geçmeden bilimsel ün kazanır; daha 25 yaşındayken eski üniversitesi Pisa’ya matematik okutmanı olarak çağrılır.

Galileo düşüncelerinde bağımsız, sözünü esirgemeyen, müstehzi bir insandı; bu yüzden çok geçmeden çevresinde sevilmeyen, istenmeyen biri olur, iki yıl sonra Pisa’yı bırakıp Padua Oniversitesi’ne matematik profesörü olarak geçer.

Tüm yaşamı boyunca kendini bilime adayan ve doğru bildiğini açıklamaktan çekinmeyen Galileo’nun kiliseyle er geç başının derde gireceği kaçınılmazdı. Kopernik teorisini teleskopla kanıtladığı iddiaşı yetkililerin sabrını ‘.aşırmıştı. 1616’da Engizisyon Mahkemesi, kapalı bir oturumunda onu nahkûm etmişti. Fakat o, baş eğmek şöyle dursun, isyankâr davranışında laha da ileri gidiyordu. 1633’te tekrar, fakat bu kez açıktan, mahkeme önü-ıe çıkarıldı. Yetmiş yaşında dayanma gücünü kendinde göremeyen Galileo, lünyanın döndüğü savını bir daha ağzına almayacağını bildirerek tövbe eder, şöylentiye göre Galileo, kendisinden istenen bu vaadi yaparken, bir yandan a “Ama, gene de dünya dönüyor” diye mırıldanmaktan geri kalmaz. Galileo eriye kalan yıllarını kilisenin göz hapsinde yalnızlık içinde ve kör olarak evinde geçirir.

CEVAP VER