Şeyh Said kimdir, Şeyh Sait isyanı nasıl başladı

0
265

,

Şeyh Sait Kimdir, Şeyh Sait Ayaklanması Nasıl başladı, Şeyh Sait ile Alakalı bilgileri bu sayfada bulabilirsiniz.

Nakşibendiliğin en üst derecesi olan “Postnişin” sanını almış olan Şeyh Sait ümmetçi bir dünya görüşünden ve şeriata dayalı bir düzenden yana olduğu için Cumhuriyetin öngördüğü ulusçu anlayışın karşısına çıkmıştı. Dinsel kişiliğinden ötürü bir Kürt-İslam devleti kurulduğunda yönetimi Seyit Abdûlkadir ya da Cibranh Halit gibilere bırakıp ruhani lider olarak kalacağı sanılıyordu.

Etrafına topladığı köy ve aşiret mensupları ile 15 Şubat 1925’te Piran’dan hareket eden Şeyh Sait, ilk olarak Genç ilinin (liva) merkezi olan Darahiniyi ele geçirmişti. Cibranlı Halit tutuklandığından Şeyh Sait askeri hareketin komutasını da üstlenmişti. Kuvvetlerini Çapakçur, Muş ve Diyarbakır cephesi olmak üzere 3 kola ayırmıştı. İlk iki kolun komutasını adamlarına vermiş, Diyarbakır’a yapılacak saldırıyı ise doğrudan doğruya yönetmeye karar vermişti. Ayaklanma haberi Ankara’da duyulduğunda yöredeki birliklerce bunun bastırılacağı düşünülmüştü. Bu nedenle 2. Tümen Komutanı ve Bitlis Vali Vekili Kazım Dirik bu işle görevlendirilmişti.

Bu arada ayaklanmacılar Haniyi, arkasından Elazığ ı ele geçirmişlerdi (24 Şubat). Kente giren Şeyh Şerif, Müftü Mehmet Efendiyi vali olarak atadığını ilan etmişti. Ayaklanmacılar girdikleri bazı yerlerde şeriat isteklerini gösteren yeşil bayraklara takılı Kur’an’larla karşılanmışlardı. Kente girenlerin ilk yaptıkları şey de devlete bağlı görevlileri işbaşından uzaklaştırmak olmuştu.

Başlatmış olduğu ayaklanmanın önemini artıran bir yönü de Musul anlaşmazlığı nedeniyle İngiltere ile savaş olasılığının arttığı bir dönemde patlak vermesi ve İngilizlerle ayaklananlar arasında saklanamayan bir ilişkinin kurulmuş olmasıydı. İngilizler daha ilk günlerden başlayarak ayaklanmayı yakından izlemeye koyulmuşlardı. İngiliz temsilcileri ve gizli ajanları Türkiye’den ve ayaklanmacılardan edindikleri haberleri günü gününe hükümetlerine bildiriyorlardı. Bağdat’taki Fransız Yüksek Komiserliğinin kendi Dışişleri Bakanlığına gönderdiği bir raporda da, ayaklanmanın İngilizlerin Mustafa Kemal’e ve TBMM’ne karşı yürüttükleri siyasetin bir parçası olduğu belirtilmişti. Öte yandan ayaklanmacılar Bağdat’taki İngiliz Başkomiserliği’nden Kürt ulusunun başarıya ulaşması için kendilerine silah ve mühimmat yardımı yapılmasını dilemişlerdi. Ankara hükümeti de yayımladığı resmi bildiride İngilizlerin rolü belirtilmişti.
Ayaklanma sırasındaki tutumu nedeniyle sert eleştiriler ile karşılaşan Başbakan Fethi Okyar 3 Mart 1925 günü istifa etmiştir. Böylece Şeyh Sait ayaklanması bir hükümet değişikliğine de yol açmıştı. Cumhurbaşkanı Atatürk, yeni kabineyi kurmaya Okyar’dan önce de Başbakanlık yapmış olan İsmet İnönü’yü memur etmişti.

Böylelikle Üçüncü İnönü Hükümeti kurulmuştur. CHP grubunda yeni kabinesini açıklayan İnönü, ayaklanmayı süratle bastırabilmek amacıyla özel bir yasa çıkartmak ve suçluların yargılanmalarının çabucak bitirilebilmesi için de İstiklal Mahkemeleri oluşturmak kararında olduğunu açıklamıştı. Bu konularda da grubundan destek alan yeni Başbakan aynı gün toplanan TBMM’ne hükümetini ve programını sunmuştu. Çıkartılan Takrir-i Sükun Kanunu sayesinde ve oluşturulan İstiklal Mahkemelerinin çalışmaları ile isyan zorda olsa bastırılmıştır.
Doğu İstiklal Mahkemesinin Şeyh Sait ve onunla birlikte yargılanan 81 kişi hakkında verdiği karar 28 Haziran 1925te açıklanmıştı. Şeyh Sait ile ayaklanmanın asıl suçluları kabul edilen diğer 47 kişi idam cezasına çarptırılmışlardı.

İdam cezası verilenler arasında

>Varto ve Muş cephe komutanı Şeyh Şerif,

>Çapakçur’da yönetime el koyan Canlı Şeyhi İbrahim,

> Harput Şeyhlerinden Ali ve Celal,

> Tekkesinde ayaklanma hazırlıkları yapılan Hanili Şeyh Adem,

> Nahiye Müdürü Tayyip Ali

de bulunuyorlardı.
> Çapakçur (Bingöl) Kaymakamı H. Hilmi ile henüz 15 yaşını doldurmayan Salih oğlu Ha-san’ın cezaları hapse çevrilmişti.

> 5 kişiye “kürek” ve birine de bir yıl hapis cezası verilmiş

>bir kişi ulusal sınırlar dışına çıkartılmıştı.

> 18 kişi de beraat etmişti.

> 6 kişi hakkındaki ihbarların yasal sorumluluk yüklenecek nitelikte olmadığına karar verilmişti.

> Şeyh Sait ve ayaklanma hazırlıkları hakkında hükümete bilgiler ulaştıran Bnb. Kasım ile Halk Partisi Reisi Rüştü Efendi beraat edenlerdendi.

CEVAP VER