SIRPSINDIĞI ZAFERİ

0
88


Lala Şahin, yirmi bin kişiye varan düşmanın çokluğundan ve kendi adını gölgelemekten korkarak, silâh arkadaşı Hacı İlbeyi’nin komutasında güçlü bir akıncı fırkasını keşfe yolladı. Hacı İlbeyi buyruğu altındaki on bin kişiyi sadece bir savaşın şansına bırakmak istemedi. Ordugâhlarının korumasını ihmal eden, iyi koruyamayan ve şarap içinde yüzen bir asker takımının karışıklıklarına sahne olan Hıristiyan ordusu üzerine bir gece baskını yapmaya karar verdi. “Allah, Allah” na-ralariyle karanlık içinde birdenbire düşman üzerine atılan Türk ordusu, hasmını korku ve heyecan içinde titretti. Tarihçi Sadettin, bunların vahşî hayvanlar gibi, inlerinde birdenbire üzerlerine varılarak, kendilerinin rüzgârla sürüklenen yangına benzer surette Meriç’e doğru acele ile koşuştuklarını ve dalgalar içinde yok olduğunu yazar (1364). Bu gece baskınının yapıldığı alan “Sırp Sındığı” adı ile tarihe geçmiştir.

Macarlar ile Türkler, ilk defadır ki, karşı karşıya bulunuyorlardı. Yeni hasım-larmın bu birinci denemesi kendilerine o kadar korku vermiş olmalıdır ki ancak Hunyad gibi bir kahramanları onu giderebilmiştir. Macaristan Kralı Lui, mucize kabilinden kurtulabilmiştir. Selâmetini göğsünde tasvirini bulundurduğu Hz. Meryem’e borçlu sandığından, şükranlarını belirtmek için, onun adına bir kilise yapma adağında bulundu.

Kral Lui, Hz. Meryem’e adadığı kiliseyi yaptırırken, Sultan Murad, Biga’nın fethinden ve Meriç’te kazanılan zaferden dolayı Allah’a şükürle beraber Bilecik’te bir cami ve Yenişehir’de bir tekke yaptırdı. Padişah, ayrıca Bursa’yı, camiler ile donattı. Sonra eski kaplıcaların kubbesini tamamlattı. Buranın şifalı suları çok eki bir efsaneden dolayı şöhret kazanmıştır. Şöyle ki: Güya Herkül, nedimi İlâs’ı arzusu dışında öldürdükten sona, üzerine bulaşmış olan kanı, bu sıcak su kaynaklarında temizlemiştir.

Bursa suları, özellikleri bakımından Eskişehir, Yalova ve Tavşancı kaplıcalarından üstündür. Bütün bu yapıların kuruluşuna bakan mimar, bir Rum ya da Frenk idi ki, Osmanlı donanmasına ait bir gemiyle esir edilmişti. Esirliğini yumuşatmak için kendisini bu türlü işlere vermişti. Onun eseri olan yapılar arasında dikkate değer bir eser de vardır. Bu yapı hem ibadet yeri, hem medreseydi.

CEVAP VER