YAVUZ’UN KARDEŞLERİ KORKUT VE AHMED’İN İDAMI

0
116

27 Kasım 1512 Cumartesi günü Sultan Selim at üzerinde bir divân yaptıktan sonra askerine bir geçit resmi yaptırdı. Sonra yeniçeri komutanlarından beşi Bur-sa’ya giderek, her biri Padişahın orada tutuklu olan beş yeğeninden birini saraya getirmek üzere emir aldı. İstanbul’a getirildiklerinde beşi birden bir odaya kapatılarak ertesi günü idam edildiler. Cenazeleri Bursa’ya taşınarak, Sultan Selim’in emriyle, Sultan ikinci Murad’m yanma konuldu.

Korkut, şehzadelerin idam haberi üzerine Sultan Selim’in kendisi için de bu sonucu hazırlamış olmasmdan korkarak, sancak beylerini kandırmak ve yeniçerileri kendi tarafına çekmek üzere her çâreye başvurdu. O bunların yardımı ile kendisini tehdit eden fırtınayı s a v u ş t urabileceğini umuyordu. Fakat Sultan Selim onun entrikalarım zamanında öğrendi. Bir av bahanesi ile birdenbire Bursa’yı bıraktı. Beş gün sonra, beraberinde onbin süvari olduğu halde Manisa önlerine gelmişti.

Şehzade Korkut ancak kaçabilmek için vakit buldu. Sarayının arka kapısından kendisine bağlı Piyâle ile çıktı. İki kaçak yirmi gün bir mağarada saklandılar. Sonunda gizlendikleri yerden çıkmağa mecbur olduklarından, kıyafet değiştirerek Teke iline sığındılar. Oradan da Avrupa’ya geçmek için bir çâre bulacaklarını sanıyorlardı. Ancak bir ihtiyatsızlık onları ele verdi.

Bir kaya oyuğunda yeni bir sığmak aramak zorunda kaldıklarından bir Türk-meni kendilerine yiyecek getirmek için göndermişlerdi. Piyâle, bu adama bunun için atını vermişti. Türkmen’in yeni hayvanın sırmalı eğeri arkadaşlarına şüpheli göründüğünden onu izleyerek kaçakların sığmaklarını buldular. Sonra da gidip Teke Valisi Kasım Bey’e haber ulaştırdılar. Kasım işgüzarlık göstermeye hırslı olduğundan onları basarak esir etti.

Selim, Bursa’ya girerken bu yeni haberi öğrendi. Hemen esirleri getirmek üzere Karaçin oğlunu görevlendirdi. Şehre yaklaştıklarında Kapıcıbaşı Sinan’ı göİlk anlarda Korkut ile Ahmed, görevleri olan Saruhan ve Amasya valiliklerinde bırakıldılar. Yeni Padişahın oğlu Süleyman, biat töreni için Kefe’den çağırıldı. Genç Şehzadenin İstanbul’da bulunduğu sıralarda yapılagelen şenlikler sırasında Sultan Selim, Şehzade Ahmed’in oğlu Alâeddin’in babasının uygun görmesi üzerine, Bursa’yı ele geçirerek şehrin subaşısmı idam ettiği ve halktan da güçlerinin üstünde vergi almakta olduğu haberini aldı.

Tehlikeli ve büyük tedbirler alınmasını gerektiren bir durum ile karşı karşıya gelindiğini sezen Sultan Selim, hükümet dizginlerini oğluna tevdi ederek yetmiş-bin kişilik bir ordunun başmda olarak Alâeddin’e karşı yürüdü (29 Temmuz 1512). Ayrıca hiçbir şehzadenin, Cem Sultan’m yaptığı gibi Avrupa’ya savuşamaması için Anadolu sahillerinde dolaşmak üzere de yirmibeş kadırga gönderdi.

Ordunun hareketi sırasında yeniçerilerle sipahiler arasında bâzı kavgalar belirmişti. Fakat Sultan Selim’in enerjisi bu gibi durumlarda kötü sonuçlar vermesi ihtimali olan bu çekişmeleri teskin eyledi. Sultan Selim’in öncü komutanı olan Malkoçoğlu Ali Bey, Alâeddin’i Bursa’dan kovarak Amasya yolu üzerinde Malatya ve Darende’ye kadar izledi. Öte yandan Padişah Ankara’ya doğru yönelmişti. Ancak Şehzade Ahmed padişahın yaklaşması üzerine kaçmış ve oğullarından yiğitlikleri ile tanınan ikisini Şah İsmail’den yardım istemek üzere göndermiş olduğundan yakalanamadı. Selim, Ahmed’in firarından sonra boşalmış olan Amasya valiliğini Davud Paşa’nm oğlu Mustafa Bey’e vererek Bursa’ya döndü.

Sultan Selim bu şehre girince ilk iş olarak atalarının türbelerini ziyaret etti. Sonra askerlerini genişçe mükâfatlandırarak kışlıklarına yolladı. Ahmed Padişahın dönüşünü öğrenince, kaybetmiş olduğu iktidarı yeniden yakalamak için zamanın elverişli olduğunu sanarak sığınmış olduğu Kemah’tan süratle Niksar’a ve oradan da Amasya’ya yöneldi ve burasını birden ele geçirdi. Mustafa Bey de Ahmed’in vaadlerine aldanarak, onun verdiği vezirlik unvanını kabul etti. Böylece kendisini açıkça Padişaha düşman göstermiş oldu. Sultan Selim, Ahmed’in bu başarısını öğrenince bunu Vezir-i Âzam Mustafa Paşa’mn entrikalarına yükledi. Gerçekten de düşündükleri az bir süre sonra delilleri ile ortaya çıktı. Selim Amasya’ya gayet gizli olarak bir kol ulûfeci (görevli süvariler) göndermişti. Mustafa Paşa, o aralık kendi eyaleti ile sınırdaş olan yerlerle savaşmakta olan Şehzade Ahmed’e bu konuda haber yollamıştı.

Şehzade Ahmed kalabalık bir ordu ile dönüp yolda bekledi. Padişah’m süvarileri hücuma uğradılar. Her taraftan çevrilmiş olduklarından şartsız olarak teslim rünüşte kardeşi adma Korkut’u selâmlamak, fakat gerçekte onu yok etmek üzere gönderdi. Geceleyin Sinan, Piyâle’yi efendisinden ayırdı. Korkut’u uyandırarak padişahın kendisi hakkmdaki ölüm kararını bildirdi. Korkut bir saatlik bir müsa-j ade istedi. Bu zaman zarfmda kardeşine sitemler taşıyan manzum bir mektup yazdı. Sonra da başını uğursuz ipe bırakıverdi.

Ertesi gün Korkut’un cenazesi kendisine arzedildiği zaman Sultan Selim ağabeyinin mersiyesini okurken gerçek pişmanlık gözyaşları ile pek çok gözyaşı döktü. Ayrıca üç gün genel yas ilân etti. Sonra da kardeşinin sığmağını haber vermiş ve hizmetlerine karşılık mükâfat istemek üzere Bursa’ya gelmiş olan Türkmenle-rin onbeşini idam ettirdi. Piyâle de Korkut’un türbedarlığı ile görevlendirip öm-ı rünün sonuna kadar efendisi için ağladı.

Kış sona ermek üzere iken Şehzade Ahmed yirmibin süvari ile Amasya’dan hareket ederek Bursa yolunu tuttu. Padişah yeniçeri ağasını üç gün içinde onbin yeniçeriden kurulu bir ordu getirmek üzere acele ile İstanbul’a yolladı. Ağa, belirtilen süre içinde Mudanya körfezine çıktı.

Hemen o gün Selim, düşmanının karşısına koştu. Şehzade Ahmed, Uludağ’ın kenarından geçerek Bursa’ya giden yola hâkim durumda idi. Selim’in öncü kuvvetlerine kumanda eden İmrahor Mehmed Ağa ile Anadolu beylerbeyi, Ahmed’in yolunu kesmek istediler ise de bunu başaramadılar. Birçok kayıplar vererek yenilip geri çekildiler (14 Nisan 1513). Padişaha sekiz onbin kadar düzenli asker kalıyordu. Ahmed kendisi için elverişli olan dum m d an faydalanmasını bilse idi, belki de başarılı sonuçlar elde edebilirdi. Fakat Şehzade Ahmed, Dokakinoğlu Ahmed Paşa ile Kırım Ham’nın oğlu Saadet Giray’ın birbiri ardından getirdikleri askerle Padişahın güçlü bir ordu teşkil etmesine zaman kazandırdı. Bunun üzerine padişah Aksu çayını geçti. İki ordu 24 Nisan 1513’te Yenişehir ovasında mevzi aldılar.

Cenk başlamadan evvel boşuna kan dökülmemesi için Şehzade Ahmed, çekişmelerini şahsî bir döğüşle çözmelerini Padişaha teklif etti. Ancak Sultan Selim, savaştaki ümitlerini üstün tutarak bunu reddetti. Ve savaş başladı. Sonucunda Ahmed’in askeri bozulmuş ve kendisi de esir düşmüştür. Her ne kadar Şehzade Ahmed kardeşinin yanma götürülmesini istemiş ise de, Padişah onunla görüşmeyi reddetmiş ve kendisine bir Osmanlı prensine lâyık bir sancak vereceğini de sözlerine eklemiştir. Bu cevap ölüm kararı idi. Ölümünden önce Ahmed parmağından değeri Rumeli’nin bir yıllık vergisine eşit olduğu söylenen bir yüzüğü çıkarıp bir hâtıra olmak üzere kabulü ricası ile Padişaha verilmesini istedi. Cenazesi Bursa’da Sultan ikinci Murad türbesinde, Padişahın beş yeğeninin cenazelerinin yanına gömüldü.

CEVAP VER