Herbalife Kullananlar

Son dönemlerde çok popüler bir enerji ilacı olan Herbalife, aynı zamanda düzenli olarak kilo verdirmeye ve  takviye gıdalar ile insanların düzenli bir şekilde zayıflamasına yol açan mükemmel bir ilaç olarak piyasalarda satışa çıkmaya başladı.

Ancak Herbalife kullananların bu üründen ne kadar memnun oldukları forum sitelerindeki yorumlardan ortaya çıkmaktadır. Olumlu  yorumların olduğu gibi olumsuz yorumlar da bir o kadar fazla.  Herbalife’ ı yakından tanıyalım.

Herbalife Nedir?

Herbalife bitkisel bir ürün olup bakanlığın onayını almış bir ilaçtır. Tarım bakanlığını ve Sağlık bakanlığını ilgilendiren tüm izinleri alınmış onaylanmıştır. Herbalife zayıflama ilacı olarak bilinse de piyasada asıl üretim amacı, insanların daha dengeli ve sağlıklı beslenmesi için metabolizmasını ayarlayan bir sistemdir.

Herbalife Faydaları

*Herbalife formda kalmak için kullanılır. İnsanların kısa sürede metabolizmasını forma sokarak hem enerji olmasını hem de zayıflamak isterse zayıflamasına yardımcı olduğu gibi kilo almasına da yardımcı olur.

*Kişiye özel program sundukları için danışmanınızı iyi seçmeniz tavsiye edilir.

*Sporcu yani futbolcu, basketbolcu, atlet vb alanlarla ilgilenen kişilere özel takviyeler ve özel olarak ilgilenilir.

*İnsanların sağlıklı sindirim yapmasını sağlayarak dilediği kiloya gelmesine kilo alması gerekiyorsa ya da kilo vermeye ihtiyacı varsa o konuda yardımcı olur.

*İnce bağırsak emilimini arttırarak besinler daha kolay yol ile sindirilir.

*İnsan vücudundaki yağ oranını azaltmak için de kullanılır. Bu ilacı kullandığınız zaman kalp hastalıklarını, hipertansiyon , uyku apnesi, depresyon stres oranını da erkeklerde %30 oranında azaltırken kadınlarda %50-60 civarında bir azalma görülmektedir.

Herbalife kullandıktan sonra ne yapmalıyım?

Herbalife kullanmaya başladıktan sonra yapmanız gereken düzenli olarak egzersiz hareketleri yapmaktır.

Yemek saatlerinizi düzenli hale getirmeniz gerekmektedir. Düzensiz bir beslenme şekliniz var ise Herbalife kullanmanın bir faydası olmayacaktır. Herbalife kullananların birçoğu  yemek saatlerini düzenli hale getirerek de  sindirim sisteminin güçlenmesini sağlıyor.

Kalorinizi düşürecek zengin yiyecekler yemenizde fayda var.  Metabolizmanızı hızlandıracak yiyecekler yemenizi tavsiye ederiz.

Forumlarda Herbalife hakkında gelen yorumları:
https://www.kizlarsoruyor.com/moda-stil/q115747-herbalife-urunlerini-kullanan-var-mi-onerir

Google’ dan gelen yorumlar: Herbalife Yorumları

 

Hamile Kalmanın Yolları Nelerdir?

Günümüzde herkes tarafından biliniyor ki rahmi, yumurtalıkları ya da testisleri olmayan çiftlerde hamile kalma şansı hiç yoktur. Ancak hiçbir problemi olmayıp, istedikleri halde bebekleri olmayan çiftlerde, bazı problemler ortaya çıkabiliyor. Kimi problemler ameliyat yolu ile tedavi edilse de günümüzde çiftlerin çoğu problemi tamamen stresten oluşuyor.

İşte tüm bu problemleri ortadan kaldırmak için bazı tavsiyeler:

1- Düzenli bir cinsel hayat:
Gebelik olmasını isteyen bir çift, haftada en az 3 kere cinsel ilişkiye girmelidir. Düzenli bir cinsel yaşam doğurganlık şartını da o kadar arttırır. Daha önceden korunan çiftler ise artık korunmayı bırakmalıdır. Bazı kullanılan ilaçlar, korunmayı bıraktıktan 2-3 ay sonra bile üreme yeteneğinin tam olarak işlevsel hale gelmemesine neden olmaktadır.

2- Adet Düzensizliği:
Adet düzensizliği yaşayan bayanlar, öncelikle bir kadın doğum uzmanına görünüp adet düzensizliğini ortadan kaldırmalıdır. Daha sonra ise adet günlerini iyi takip ederek, hamile kalınacak günlerde cinsel ilişkide bulunmaya özen göstermelidir. Örneğin 28 günde bir adet gören bir bayanın yumurtlama günü 14’üncü gündür. Hamile kalma olasılığının yüksek olduğu muhtemel günleri ise 10 ile 14 gün arasındadır.

3- İlaçlardan uzak durun:
Toplum genelinde olumlu anlamda bakılsa da cinsel ilişki sırasında kullanılan kayganlaştırıcı veya buna benzer kremler spermlere zarar vererek hamile kalmayı zorlaştırmaktadır. Hamile kalmak isteyen kadınlar her ne nedenle olursa olsun kesinlikle ilaç kullanmamalıdır.

4- Yüksek ısıya dikkat:
Hamilelik süreci öncesinde çiftlerin yüksek ısıdan uzak durması gerekmektedir. Sauna veya çok sıcak suyla yapılan duşlardan kaçınılmalıdır. Anne adayının ayrıca radyasyon yayan elektronik cihazlardan da etkilenmemesi için uzak durması veya bu cihazlar ile aynı ortamda uyumaması gerekmektedir.

5- Cinsel İlişki Sonrası:
Cinsel ilişkisi sonrası hemen ayağa kalkmak spermlerin rahim ağzı içerisinden geçmesini zorlaştırmaktadır. İşte bu yüzden kadının cinsel ilişki sonrasında sırt üstü pozisyonda yaklaşık bir saat, belinin altına hafif yüksek bir yastık koyarak yatması gerekmektedir.
Ancak tüm bu söylediklerimize ilave olarak söylenebilecek iki şey daha vardır. Bunlardan birisi doğal ve dengeli beslenmektir. Diğeri ise tüm bunlara rağmen hamile kalamıyorsanız, hem sizin hem de eşinizin çok ciddi bir sağlık kontrolünden geçmesidir.

Hamilelikte Depresyon Belirtileri

Hamilelik 9 ay boyunca süren zorlu bir süreçtir. Hayat boyu sadece sınırlı sayıda yaşanabilecek bu özel süreç özel duyguların yanı sıra hormonlarda gerçekleşen değişimler sonucu çeşitli olumsuzlukları da beraberinde getirmektedir. Bu olumsuzların en başında depresyon süregelmektedir.
Hamilelik döneminde yaşanan depresyon için tanı koyabilmek bir hayli zor olmaktadır. Depresyona bağlı olarak anne adayında çeşitli şekilde yansıma gösterebiliyor. Özellikle iştahta azalma durumları, uyku bozuklukları, düşük enerji, sürekli halsizlik ve uyku hali, sosyal iletişim bozuklukları şeklinde ortaya çıkabilmektedir.
Tüm bu olumsuz durumlar anne adayının hayatını olumsuz durumda etkileyerek kalitesiz bir yaşama doğru sürüklüyorsa derhal hekime başvurulmalıdır.
İşte Hamilelikte depresyon belirtileri…
Yaklaşık olarak iki haftayı bulan depresif ruh hali durumlarında.

Sevdiğiniz ve keyif aldığınız etkinlikler size artık keyif vermiyorsa
Çevrenizdeki insanlara karşı oldukça mesafeli olmaya başladıysanız
Sürekli Suçluluk hissi aşıyorsanız
İşe yaramaz ve çok değersiz birisi olduğunuzu düşünüyorsanız
Bitmek bilmeyen bir Yorgunluk haliniz varsa
Bir noktaya ya da herhangi bir konuya dikkat eksikliğiniz varsa
İştahınızda bariz bir azalma varsa.
Kendinizi mutsuz ve umutsuz hissediyorsanız
İntiharı dahi düşünen bir duruma geldiyseniz.


Hamilelikte Depresyon

Kimler risk altında?
Hamile kalarak hormonsal değişime maruz kalan her anne adayı bu durum karşısında risk altındadır. Fakat hamilelik döneminde özellikle anksiyete bozukluğu olan ya da depresif olan kadınlar hamilelik depresyonuna çok daha meyillidir.
Bu riske yakın olan kişiler;
Geçmişe ait yaşadıkları olumsuz bir olay atlatmış olanlar,
Geçmiş dönemlerde Premenstrüel disforik bozukluk yaşamış olanlar (PMDD)
Çok erken yaşlarda anne olan kadınlar.
Maddi açıdan Sosyal destek alamayanlar
Terk edilmiş olan kadınlar.
Çeşitli nedenlerden dolayı aile içi geçimsizlik yaşayan kadınlar.
Boşanmış veya eşiyle ayrı hayatlar süren anne adayları
Hamilelik komplikasyonları yaşayan kadınlar.
Maddi olarak Gelir seviyesi düşük kadınlar
Fazla sayıda çocuğu olanlar.
Sizlerde yukarıda bulunan durumlara sahipseniz mutlaka hamilelik depresyonuna sahip olmadan pisikolojik destek alanızda fayda olabilir.

Depresyonun diğer belli başlı sebepler

Stres yaratan olaylar: taşınma, iş kaybı, boşanma gibi temel yaşam değişiklikleri.

Düşük Gelir: İşsizlik, iş bulmada yetersizlik, düşük gelir ve evde bakmaya zorunlu olduğunuz diğer çocuklar depresyonda etkili sebepler.

Hamilelikte yaşanan sorunlar: Sabah bulantıları, aşırı kilo problemi gibi sorunlar ile plansız bir hamileliğin verdiği sıkıntı da depresyonda etkili.

Önceki hamileliklerde yaşanan sorunlar: Önceki hamilelik ve doğumda sıkıntı yaşamak şimdiki hamilelikteki endişeleri de artırır.

Kısırlık ve düşük: Daha önce düşük sorunu yaşamış ya da hamile kalmakta zorlanmışsanız hamileliğinizin gelişimi ile ilgili endişelerinizin olması çok normaldir.

Fiziksel ve duygusal şiddet: Maalesef hamilelik aile içi şiddeti başlatabilir ya da artırabilir. Eğer aile içi şiddet görüyorsanız hamilelik sürecinde depresyon yaşama ihtimaliniz çok daha yüksek.

Depresyon geçmişi: Geçmişte depresyon ya da psikolojik başka rahatsızlıklar geçirmişseniz hamilelik döneminde depresyon yaşama ihtimaliniz yükselir. Bebeğiniz doğduktan sonra da depresyonda olabilirsiniz.

Ne yapmalısınız?
İçinde bulunduğunuz depresyonla yalnız mücadele etmek zorunda değilsiniz. Doktor ya da ebenizle içinde bulunduğunuz kötü ruh hali ile ilgili konuşun. Bu ruh haliniz hamileliğinizin ilerleyen aylarında da devam ediyorsa bunu da mutlaka onlarla paylaşın.

Kendinize zaman ayırın. Bebek doğmadan önce kendinizi işlerle boğmayın. Kitap okuyun, yatakta kahvaltı edin, sevdiğiniz insanlarla görüşün. Kendinizle ilgilenmek bebeğinizle de ilgilenmek demektir.

Spor yapın. Yoga, yürüyüş, yüzme gibi egzersizler ruh halinize iyi gelecektir. Eşiniz, aileniz ve arkadaşlarınızla içinde bulunduğunuz ruh halini paylaşın. Korku ve endişelerinizi paylaşmak üzerinizdeki yükü hafifletecektir. Her şeyi denemenize rağmen bu ruh halinden kurtulamıyorsanız, grup desteğine başvurabilirsiniz. Size depresyonla başetmek ve olumsuz düşünceden kurtulmak için stratejiler sunabilirler. Sizinle aynı ruh durumunda olan kişilerle duygu ve deneyimlerinizi paylaşmak daha az izole edilmiş hissetmenize yardım edecektir.
Bu tarz gruplara katılmak size faydalı olmadıysa terapist ya da danışmana da gidebilirsiniz. Terapiye gitmek zayıflık göstergesi değil, iyi bir anne olma yolunda gerekli adımı atarak hem kendinizi hem de bebeğinizi korumak anlamına gelir.

İlaçlar yardım eder mi?
İlaçların size yardımı olup olmayacağı depresyonunuzun derecesine göre değişir. Bitkisel ilaçlar dahil hiçbir ilacı doktor kontrolü dışında kullanmayın. Birçok ilacın hamilelikte kullanılması uygun değildir. Günlük hayata ayak uyduramıyor, panik atak yaşıyor ve intiharı düşünüyorsanız hiç vakit kaybetmeden doktorunuzla konuşun.

Bebek doğduktan sonra ne olacak?
Hamilelik depresyonu ile loğusalık depresyonu arasında bir bağ olduğu düşünülmekte. Ancak hamilelik döneminde depresyon yaşamışsanız, loğusalıkta da yaşayacaksınız anlamına gelmez. Etrafınızda eş, aile, arkadaş, doktorunuzdan oluşan bir destek grubu kurduğunuzda bebeğiniz doğduğunda yardım hazır olacaktır.

Kimyasal Gebelik nedir? Belirtileri nedir?

Kimyasal gebelik; 
Belirtileri normal gebelik gibi adet gecikmesi, göğüslerde şişkinlik, vücut ısısında artış şeklindedir. Ancak bu belirtilerden bir kaç gün sonra adet olunarak gebelik sonlanmaktadır. Kimyasal gebelik sperm ile yumurtanın tüplerde döllenmesi sonrası vücudun yaptığı taramada bu döllenmenin sağlıksız olduğuna karar vermesi neticesinde döllenen hücreciğin vücuttan atılmasıdır. Korunmayan çiftlerde hamileliklerin yüzde ellisi bu şekilde sonlanmaktadır ve çoğu kadın bunu âdetim gecikti şeklinde yorumlamaktadır. Ancak düzenli adet olan bir kadının şüphe duyup evde test yapması durumunda genellikle sonuç negatif ya da ikici çizgi çok silik çıkar. Bunun nedeni ise beta hcg seviyesinin yeterince yükselmemesidir. Normal gebeliklerde beta hcg seviyesi 48 saatte iki katına çıkarken, kimyasal gebelikle düşüş gösterir. Ancak hastanede yapılan kan testi sonucu beta hcg değeri takip edilebilir ve gebeliğin normal gebelik mi kimyasal gebelik mi olduğu takip edilerek anlaşılabilir. Kimyasal gebeliklerde bazen düşen beta hcg seviyesi hızlı bir yükselmede gösterebilir. Bu durum sizde dış gebelik korkusu yaşatmasın kimyasal gebeliklerde bu tür durumlar da yaşanabilir.

Dış gebelikten farkı; Dış gebelik tüplerde döllenen yumurtanın normal seyrini tamamlayıp rahme atılmadan gelişimini tüpte devam ettirmesi sonucu oluşan gebeliktir. Bebek burada kesesini oluşturur ve büyümeye devam eder. Fark edilmemesi durumunda annenin tüplerinde tahribata ve hatta tüplerin patlayarak annenin iç kanama geçirmesine kadar varan sonuçlar ortaya çıkabilir. Bu tür vakalar geçmişte yaygınken günümüzde planlı gebelikler annelerin vücutlarını takip etmesi neticesinde hemen anlaşılmakta ve annede olumsuz bir etki bırakmadan sonlandırılmaktadır. Genellikle ilaç tedavisiyle sonlandırılana bu gebelik tipinde beta hcg seviyesi çok küçük yükselişler göstermektedir. Dış gebeliğin yakalanma noktası genelde budur. Ultrasonda herhangi bir yerde kese görülemiyor ve beta hcg seviyesi küçük yükselişler gösteriyorsa dış gebelikten şüphelenilebilir. Kimyasal gebelikte ise beta hcg bir müddet sabitlenebilir ancak genelde düşüş yönündedir. Her iki gebelik durumunun da tekrarlaması kişiye vücudun ve psikolojinin yönüne göredir. Kimyasal gebelik ya da dış gebelik geçiren birinin bunun yeniden tekrarlanacağı şeklinde beyninde yer etmesi, bu durumu tekrar yaşamasına sebep olur.

Kimyasal gebeliğin tedavisi nedir?

Beta-hcg zaman ile normal bir şekilde minimuma, herhangi bir tedavi veya kürtaja gerek kalmaz. Beta-hcg kan değerinin düşmesinin kontrol altına alınması ve düzenli bir şekilde hekim tarafından kontrol edilmelidir. Değerlerde düşüşün olmaması durumunda, dış gebelik veya başka bir patoloji olmaması durumunda, kontrol altına alınması gerekir.

Hamileliği sonlandırmak mı gerek?

Kimyasal hamilelik, sağlıklı bir embriyo gelişimi oluşmadığında dolayı, vücudun kendi kendine hamileliği bitirmesidir. Hekimler tarafından sağlıklı bir durum olduğu kabul edilmektedir. Kimyasal gebelik sonrasında, kadınlar tekrar hamile olabilirler ve tekrar hamile olma şansları da oldukça fazladır. Hamileliğin yeniden oluşması durumunda, tekrar kimyasal gebelik yaşanacak diye bir kural bulunmamaktadır. Kimyasal hamilelik, daha çok laboratuvar kliniklerinde gerçekleştirilen kan testleri ile anlaşılabilmektedir. Oldukça fazla görülen bir durum olduğu durumlarda, kadınların büyük bir kısmı bu durumu fark etmemektedir.

Bebekde pamukçuk nedir? Pamukçuk nedenleri nelerdir?

Pamukçuk Nedir?
Bebeklerde sık görülen, ağız içi çevresindeki(yanakların içinde, dilinde) beyaz lekeler şeklinde kendini gösteren bir çeşit mantar enfeksiyonudur. Pamukçuk kontrolü için bebeğin poposunda döküntü olup olmadığına da bakılmalıdır. Pamukçuk ağrı yaptığından dolayı bebeklerin emme isteği azalmaktadır. Tehlikeli bir hastalık değildir.

Bebeklerde Pamukçuk Nedenleri Nelerdir?

1-Bebeklerin emziklerinin temizliğine dikkat edilmemesi.
2-Annenin meme uçlarının temizliğine dikkat etmemesi.
3-Bebeğin bağışıklık sisteminin zayıflaması ve hastalıklar.
4-Antibiyotikler.

Pamukçuk Nasıl Tedavi Edilir?

1-Bebeğe emzik verilmemelidir. Eğer verilecekse de her gün mutlaka 20 dk kaynatılarak temizlenmelidir.
Haftada bir emzik değiştirilmelidir.

2-Biberonlar kaynatılmış suda bekletilerek temizlenmelidir.

3-Anne memesini ılık suyla temizleyerek bebeğe vermelidir. Anne memesini günde en fazla 1 defa yıkamalıdır.

4-Sabunla yıkamamalı, havluyla sert bir şekilde ovuşturarak silmemelidir.

5-Anne bebeğini emzirdikten sonra meme ucundan çıkaracağı bir miktar süt ile meme ucu çevresini hafifçe ovmalıdır. Bu meme ucu çatlaklarının oluşmasını da önlemektedir.

6-Emzirme ya da mama verilmesi sonrasında, çocuğun ağzındaki gıda artıklarını uzaklaştırmak için su verilmelidir.

7-Gerekliyse annenin meme uçlarına mantar ilaçları sürülerek tedavi edilir.( Hekime danışılmalıdır.)

8-Çocuğa ağızdan verilen mantar şurupları ile tedavi edilir.(Hekim istemine göre verilir.)

9-Çay bardağının yarısının yarısı kadar suya, 1 çay kaşığı karbonat ekleyin. Karbonatı iyice eritin. Steril bir gazlı bez ya da temiz bir tülbendi işaret  parmağınıza dolayın. İşaret parmağınızı bu karışım içine batırdıktan sonra, bebeğinizin ağzını fazla bastırmadan silin. Bu işlemi günde 2-3 defa yapabilirsiniz.